koprunun ustunde

dersler, sinavlar, notlar ve mezuniyet derken lisansi bitirdik. bolumden iki kisi, ceren ve gozde ile ilk donem finallerine calisirken yazin isvicreye gitme hayalleriyle geyiklendirirken ortamimizi, hayallerimiz gercek oldu ve ucumuz birlikte, on gun once basel’a geldik. dune kadar ucumuzun yedigi ictigi ayri gitmedi ama dun aksam ceren yine eski yasama, istanbul’umuza geri dondu. simdi gozde ile birlikte kalan gunleri doyasiya yasamak icin kaldigimiz yerden devam ediyoruz tatile.

bir insanin arkadasini tanimasi icin seyahate cikmasi gerekir derler. bence haksiz sayilmazlar. bunu en azindan gecen su on gun icerisinde daha bir iyi hissettim. gozde’yi de ceren’i de baska bir guzel severim. 6 yildir ayni universitede ayni siniflardayiz. her gun yuzumuzu gorur, icimizi disimizi bildigimizi dusunurdum.. bu tatilde ise farkli yonlerini tanima firsati buldum kendimce.

garip geliyor simdi. on gun onceki gozde ile simdiki arasinda ne fark olabilir ki diyebilirdim on gun once. degisik yuzlerini gordum, surekli birlikte gecirilen zamanlarda cogu zaman karsilasmadigim yonleriyle daha fazla karsilastim. daha iyi hissettim ne olduklarini. zaten seviyordum ikisini, artik daha bir farkli seviyorum ikisini de. zira onceden hissedebildigim yere kadar gonlumde yerleri var idi, simdi ise daha cok hissedebildigim icin onlari, daha bir farkli goruyorum kendimi ikisiyle birlikteyken. daha az veya daha cok ile aktarabilecegim bir his degil bu. sadece daha farkli. belki de, daha iyi.

ceren gitti. gozde ise bir on gun daha benimle. ve ya ben onunlayim, her ne ise iste. bakalim, on gun sonra da der miyim, on gun once boyle degildi bendeki gozde diye?

Tags: , , ,

Leave a Reply

You must be logged in to post a comment.